İzmir - Selçuk Efes Müzesi

Emir

Moderatör
Moderatör
image


image


Efes Müzesi , Efes ve yakın çevresinde bulunan Miken, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait önemli eserlerin yanı sıra kültürel faaliyetleri ve ziyaretçi kapasitesi ile de Türkiye’nin en önemli müzelerinden biridir. Efes Müzesi’nin ağırlıklı olarak bir antik kentin eserlerini sergileyen müze olması nedeniyle kronolojik ve tipolojik bir sergileme yerine, eserlerin buluntu yerlerine göre sergilenmeleri tercih edilmiştir. Buna göre salonlar, “Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonu”, “Sikke ve Hazine Bölümü”, “Mezar Buluntuları Salonu”, “Efes Artemisi Salonu”, “İmparator Kültleri Salonu” olarak düzenlenmiştir. Bu salonların yanı sıra müzenin iç ve orta bahçelerinde, çeşitli mimari eserler ve heykeltıraşlık eserleri, bahçe dekoru içinde ve uyumlu olarak sergilenmektedir.

İki büyük Artemis heykeli, Eros başı, Yunuslu Eros heykelciği, Sokrates başı, Efes Müzesi’nin dünyaca tanınmış ünlü eserlerinden bazılarıdır. Efes Müzesi koleksiyonlarında halen yaklaşık 64 bin eser bulunmaktadır. Bu sayı her yıl sürdürülen arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan veya çevre halkının bağış yoluyla getirdiği eserler ile artmakta, müze koleksiyonları zenginleşmektedir. Bu eserlerin kısa süre içinde bilim dünyasının ve insanlığın hizmetine sunulması düşüncesiyle Efes Müzesi’nde “Yeni Buluntular Salonu” oluşturulmuştur. Ancak, bu salon her zaman yeterli gelmemekte, diğer salonlardaki sergilemelerin de yeni buluntular ışığında ve çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak yenilenmesi gerekmektedir. Bu anlayışa uygun olarak Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonunda yapılan yeni düzenlemede, buluntu gruplarını bir arada sergileyerek konu bütünlüğü oluşturulması amaçlanmıştır. Salonda günlük yaşam konusu içinde her çağdaki insan için vazgeçilmez gereksinimler olan tıp ve kozmetik aletleri, takılar, ağırlıklar, aydınlanma araçları, müzik ve eğlence buluntuları ve dokuma araçlarından örnekler; ev kültü ve dekorasyonunda kullanılan heykelcikler, imparator ve tanrı heykelleri, büstler ve mobilyalar sergilenmektedir. Salonun bir bölümünde Efes Yamaç Evler’den “Sokrates Odası” olarak bilinen bir oda fresk, mozaik ve çeşitli mobilyalardan oluşan dekoru içinde foto mankenler ile düzenlenmiştir.

Efes Müzesi’nin müze, Efes ve Selçuk içinde yeni düzenlemeler sonucu ziyarete açılan yeni bölümleri:

1- Arasta ve Hamam Bölümü: Müzenin orta bahçesine bitişik, müze ile bütünlük oluşturan bölümde eski Türk kasabalarında ticaret hayatı ve kaybolmaya yüz tutan çeşitli el sanatları canlı olarak sergilenmektedir. Tarıma bağlı yöresel yaşamda önemli yer tutan tahıl öğütme sisteminin (değirmenler) gelişimi ve farklı tipleri ile bakırcılık ve göz boncuğu yapımı; Türk çadırlarının sergilendiği bölüm içinde eski Türk yapısı ve 16. yüzyıla ait Osmanlı hamamı da restore edilerek sergi alanında değerlendirilmiştir.

2- Ayasuluk Kitaplığı: Efes Müzesi’nin arka sokağı içindeki eski bir Türk yapısı (14. yüzyıl) müze tarafından restore edilmiş, yapıya semt halkının günlük gazete ve kitap okuyabileceği küçük bir kitaplık işlevi kazandırılmıştır.

3- Görme Engelliler Müzesi: Efes aşağı agoradaki antik dükkânlardan biri, restorasyonu yapılarak görme engellilerin gezebileceği bir müzeye dönüştürülmüştür. İki bölümden oluşan bu müzede kopya ve orijinal eserler sergilenmektedir.

Efes Müzesi’nin öne çıkan eserleri

Sokrates Başı


Dalgalı saçları, sakalı ve üst dudağını kapatan bıyığı ile Sokrates portresi, kaliteli beyaz mermerden yapılmıştır.

Yüz ve saçlarındaki detayların ustalıkla verildiği eserde, gözlerin yukarıya bakmasından dolayı oluşan alın çizgileri mevcuttur. Gözbebekleri detaylı işlenen eserin yanak çizgileri de belirtilmiştir.

Androklos ve Köpeği Heykel Grubu

Efes’i MÖ 10. yy’da bir Yunan kolonisi olarak kuran efsanevi kral Androklos, yanında köpeğiyle birlikte yontulmuştur. Heykel grubunun birçok parçası eksiktir. Bir ağaç gövdesine bitişik duran köpeğin, ayrıntılarıyla işlenmiş tasması dikkat çeker.

Strabon ve Pausanias gibi Antik Çağ yazarlarının anlattığına göre; Androklos, Anadolu’da kuracağı kentin yerini, bir kahinin söylediği gibi yaban domuzu ve balıktan yola çıkarak saptar. Efsaneye göre; Kral ve yanındakiler Efes’i, balık pişirirken tavadan sıçrayan kıvılcımdan korkup kaçan bir yaban domuzunun peşinden giderek bulurlar. Heykel grubu, heykeltıraş Skopas’ın MÖ 340 yılında yaptığı Meleagros adlı heykelin Roma Dönemi kopyasıdır.

Eros Başı

Beyaz, oldukça kaliteli mermerden yapılmış ve ince bir işçiliğe sahip Eros Başı boyundan kırıktır. Baş hafif sağa doğru eğiktir ve bu duruş Eros’un elinde tuttuğu yaya baktığını göstermektedir.

Yüzde masum, çocuksu bir ifade vardır. Saçlar bukleli ve ortada arkaya doğru toplanmıştır. Eser, Arkaik Dönem’in ünlü heykeltıraşlarından Lysippos’un MÖ 330-320 yılları arasında yaptığı “Yayını Geren Eros” heykelinin bir kopyasıdır.

Fildişi Friz/Trajan Frizi

Yamaç Evlerde, bir yangın tabakası içerisinde çok küçük parçalar halinde ele geçmiş olan friz (keramikten taşa, kumaşa, metale üzerine boyama, kabartma, kakma ve dokuma gibi tekniklerle işlenebilen kesintisiz şeritler, kuşaklar), fildişinden yapılmıştır. Frizin panelleri Korinth başlıklı sütunlarla birbirinden ayrılmış ve bu sütunların arasına Karyatit adı verilen kadın figürleri yerleştirilmiştir. Ayrıca frizin her iki yanında da ortadaki örneklerden daha büyük birer Karyatit vardır.

Üç ayrı panele bölünmüş frizde, İmparator Trajanus’un savaş hazırlıkları ve savaştan sahneler izlenmektedir. İmparator soldaki panelde at üstünde, ortadakinde ise savaş hazırlıkları yapan Romalı askerlerin sol tarafında sağa doğru yürürken tasvir edilmiştir.

Sağ taraftaki panelde, saç stilleri ve giysileriyle Romalı askerlerden ayırt edilen Doğulu askerler savaşa hazırlanmaktadır.

Frize ait ayrı plakalarda ev hayatına ait sahneler görülür. Aynı panel üzerinde yüksek ve alçak kabartma figürler birlikte kullanılarak esere derinlik kazandırılmıştır. Eserin bir kapı lentosuna ait olduğu ya da bir mobilyada dekoratif amaçlı kullanıldığı düşünülmektedir. Eser, uzun bir restorasyon süreci sonunda bugünkü durumuna kavuşmuştur.

Yunuslu Eros Heykelciği

Yunus balığı üzerinde Aşk Tanrısı Eros görülmektedir. Bronzdan yapılmış ve iyi korunmuş durumda olan eser grubunda, yunus kuyruğunu havaya kaldırmış ve yüzer durumda izlenmektedir.

Gözleri ve ağzı delik olan yunusun bu özelliği heykel grubunun bir çeşmeye ait olduğunu göstermektedir. Eros sol eli ile yunusun yüzgecini tutarken havaya kaldırdığı sağ eliyle de bir obje tutmaktadır. Yüzünde çocuksu bir ifade olan Eros’un saçları tepede toplanmıştır. Kuretler Caddesi’nde bulunan eser, MS 2.yy’a aittir. Yunusa binen Eros figürü, Hellenistik ve Roma dönemlerinde ortak kullanılan bir kompozisyondur. Bu eserin mermerden ve pişmiş topraktan yapılmış benzer örnekleri de bahsedilen dönemlerde mevcuttur.

 
Son düzenleme:

Konu görüntüleyen kullanıcılar

Benzer konular