Elbette ilk aşamada bu köylerin sıkıntısı olmayan arazileri değerlendirilir. Bu 3 köyün birçok arazisi ramsar ve/veya ova koruma dışı nilüfer çayından etkilenmeyen , rüzgar türbinine yeterli mesafeye sahip olma gibi parametrelerden en az birini barındırmayan yerler ile dolu . Yani teorikte sıkıntılı arazileri çok , bundan geriye kalan potansiyeli daha yüksek risksiz araziler elbette daha şanslı olacaktır. Şöyle bir durum da var elbette her iş teoriler üzerine yürümüyor mesela karakoca toki arazisi de ova koruma alanında gözüküyor.
Badırgayı da potansiyelli yerler konusunda göz ardı edemeyiz ama zaten badırga çoktan fiyatlanmasını yaptı.
Teknosab tam kapasite faaliyette iken bu yazıda bahsedilen 4 köyün imar ihtimali olan arazileri 50 bin sanayi çalışanı ile bunun getirdiği hizmet sektörü çalışanları ve esnaflar gibi birçok çok farklı sektörün bu bölgeye çekeceği insanların barınma ve sosyal ihtiyaçlarına yeterli gelmeyecektir. Bu da demek oluyor ki daha çok alana ihtiyaç var .